KÜRESEL EKONOMİNİN GÜCÜ : ENERJİ


yenilenenilir enerji
yenilenebilir enerji
Dünyada yüzyıllardır uğruna onlarca savaşın çıktığı ve milyonlarca insanın hayatını kaybettiği ve halen daha terorizmi maşa olarak kullanıp ülkeleri işgal etmek çekinilmeyen yegane şey olan  günlük hayatın idamesi için gerekli olan enerji küresel ekonominin mihenk taşıdır. Petrol, doğal gaz, kömür gibi fosil yakıtlar için dünya ekonomisinde söz sahibi olan ve olmak isteyen her ülke bu maden yataklarının bulunduğu coğrafyada hakimiyet kurmak için büyük bir rekabet içerisindedir. Ülkemiz bu coğrafya ile enerji ithalatçısı olan coğrafya arasında köprü durumunda bir aktarma istasyonu görevi görmekte ancak bu ekonomik rant içerisinde pek  söz sahibi olduğu söylenemez. Elimizdeki kaynakalrıda randımanlı olarak kullanamdığımız aşikar. Ancak farkında olmadığımız bir durumu geçenlerde üzülerek izlediğim bir videoda yüzüme tokat yercesine fark etim.


Sinan Küfeoğlu isimli şuan İngiltere de elektrik arz güvenliği üzerine çalışıyor ve Avrupa Enerji birliği ile birlikte geleceğin enerji planlamaları ve enerji projeleri üzerine çalışan bir arkadaşın ülkeyi bu pazarın içine sokup pay sahibi olmasını sağlamaya çalışmasını ancak her denemesinden sonra elinin boş kalıp abiyane tabirle avcunu yalamasını hayretler içerisinde izledim videoyu sosyal ağlardan bulabilirsiniz kısaca özet geçecek olursak Avrupa enerji birliği topluluğu geleceğin enerji üretimine ilişkin planlara hibe dağıtıyor ve enerji üzerine sempozyumlar ve toplantılar düzenleyerek katılımcıları bilgilendiriyor. Sinan Küfeoğlu’da bu sempozyum ve toplantılara Türkiye’nin de katılmasını istiyor gerekli yerlere yazılar yazıyor üniversitelere bakanlıklara ancak muhatap bulamıyor zorla  bulduğu muhataplarda geleceğin enerji planlaması hakkında bilgi eksikliğimizin olmadığı iletiyor kendilerine ancak aynı kişiler altı ay ilerisinde bir tarihte İstanbul’a elektrik verilemeyebileceğini söylüyor. Bu toplantılara katılan ülkelerin gelecekti enerji planlamaları tam 2100 yılına kadar gidiyor ve diyor ki en büyük enerji ithalatçısı Avrupa  83 yıl sonrasının enerji planını yapıyor. Bilgi yeterliliği konusundaki ayrımı sizlere bırakıyorum.

Yakın geçmişimizden başlayarak ve yakın geleceğimize doğru giden bir zaman dilimi içerisinde dünya üzerindeki fosil yakıtların yaşadığımız bu gezene verdiği zarardan ve artık tükenme noktasına gelmesinden bahsedilip duruluyor.  Zararları aşikar tükenme konusu belki çok yakın bir gelecekte olacak gibi görünmüyor ama elbet bitecek ozaman ne olacak peki? Tabiki alternatif enerji kaynakları ve yakıtlar devreye girecek değil mi ama daha çok var bu Avrupa tam olarak kestirilemeyen bir tarih için neden milyarlarca Euro yatırım yapıyor. Sanırım fazla düşünmeye gerek yok Ortadoğu’nun fosil yakıtlarına muhtaç ithalatçı Avrupa önümüzdeki yüzyıl içerisinde enerji ihracatçısı bir Avrupa olmak istiyor. Şuan çölde Porsche kullanan petrol ve doğalgaz zengini ülke vatandaşları sermayeleri ellerinden gidince kazandıkları milyarları bu sefer satın almak için kullanacaklar ve beyaz adam sömürmeden bir şey vermez bunun tarihte örnekleri mevcuttur.

Peki bizlerin bu duyarsızlığının sonuçları ne olacak Alternatif enerji üretimi için her türlü imkanı sağlayan ülke coğrafyamıza rağmen halen fazlasıyla enerji ithal ediyoruz ve geleceğe yönelik çalışmalarımız bir metropole 6 ay sonrasında elektrik verilemeyebileceği yönünde şimdi bir teori olarak ele alalım 2100 yılında dünya üzerinde fosil yakıtların tükendiğini varsayalım zaten bağımlı bir ülkeyiz kaynaklarımızı yeterli kullanmıyoruz bu sefer Avrupa’dan ithal etmeye başlayacağız hatta diyecekler ki biz sizin kaynaklarınızı işleyelim şirketlerimiz sizin halkınıza satsın  ve ülke tebaasında konuşulacak muhabbette şu şekilde olacak “bizimde bor madenlerimiz var ama Amerika çıkarmamıza izin vermiyor.”


Sahi bizim elimizdeki doğal kaynakları kullanmamıza kimler müsaade etmiyor kimler bu şekilde gelecek için gerekli yatırımların yapılıp bir adım sonrasında pazarın  içine girmemize izin vermiyor. Kaldı ki uygun projelere şuan Avrupa enerji birliğinin hibe verdiği halde geleceği görme noktasında kör kalanlar kim? vakti geldiğinde ah edip ağlamamak için bir adım atmamız gerek sadece bu konuda değil daha pek çok konuda geleceğe yönelik yatırımlar yapıp elimizdeki avucumuzdaki herşeyi sömürmeye hazır ülkelere bağımlı olarak kalmayalım yoksa herşey için çok geç olacak.

Yorumlar